TURHAN TAYAN’DAN AKP’YE ELEŞTİRİ OKLARI

 

TURHAN TAYAN’DAN AKP’YE ELEŞTİRİ OKLARI:
“YAPAMAYACAKLARINI BİLE BİLE HASSAS KONULARI KAŞIYORLAR”
Bursa politik tarihi yazıldığında, kuşkusuz Turhan Tayan’a çok önemli bir yer ayrılacak. Adalet Partisi ile DYP ‘de etkin görevlerde bulunan, milli eğitim ve milli savunma bakanlıkları da yapan Tayan, 3 Kasım 2003 seçimlerinden sonra yeni bir süreç yaşıyor.
Seçim sonrasında DYP Genel İdare Kurulu üyeliğine getirilen Tayan, Mehmet Ağar’ın genel başkan seçilmesinin ardından partisiyle sorun yaşıyor. Başka bir ifadeyle, partiyle arasına kara kedi girdi.
Önce, kendilerini siyasetten silmeye çalışan bir il başkanı atandı; tam onu ekarte edecekken, geçen mayıs ayında yapılan Büyük Kongre’de Bursa teşkilatının desteğine rağmen GİK’e alınmadı.
Ama o her şeye rağmen politikayı yakından takip ediyor. Mesaisine, oğluyla beraber, Çekirge’de Özel Bursa Hastanesi’nin karşısındaki Tayan Apartmanında başlıyor. Biz de kendisiyle burada görüştük.
Sayın Tayan, sizinle söyleşimize yerel sorunlarla başlamak istiyoruz. 28 Mart 2004 yerel seçimlerinin ikinci yıldönümü yaklaşıyor. Sizce AKP’li belediyeler yeterince yol alabildiler mi? Eleştiri ve önerileriniz neler? Mevcut belediyeleri başarılı buluyor musunuz?
Nilüfer, Osmangazi, Yıldırım belediyelerinin yapılanması 1989 yılında başladı. DYP’li büyükşehir ve ilçe belediyeleri, beş yıl içerisinde hem mali, hem iradi, hem fiziki yönden yapılandılar. Zor dönem o dönemdi. Ardından Erdem Saker geldi. Onlar da belirli ölçülerde geliştirdiler. Sonra DSP ekibi geldi. Bugünkü ekip gerek büyükşehir gerekse ona bağlı ilçe belediyeleri açısından avantajlıdır, şanslıdır. Yani temel sorunların önemli ölçüde halledildiği, aşıldığı bir dönemdir.
Bugünkü belediyenin el attığ4ı önemli sorunlardan biri büyükşehir belediye sınırlarıdır. Bu konuda 1994 yılında başlayan bir mücadelem var. Uzun hikaye tekrarlamaya gerek yok; aşağı yukarı 11 sene sonra bu gerçekleşti. Benim ölçülerime tıpatıp uygun değil ama esasta birleşiyoruz. Ben nesine itiraz ediyorum? Pergelin ucunu vilayet binasına koyup 30 km’lik soyut bir sınır belirlemek yanlıştır. Basından öğreniyorum ki, nazım plan yapılıyor şimdi. İnşallah sağlıklı bir şey ortaya çıkar. Nacak şu ana kadar kulağımıza gelenler, bu işlerle ilgilenen çevreler nazım plan çalışmalarının yeteri kadar şeffaf cereyan etmediği kanısındalar.
Şüpheler hangi doğrultuda?
Şüphe demeyelim de, bu olayın yeteri kadar tartışmaya açılmamış olduğunu belirtelim. İhale öncesi, sonrası bir takım kurumlardan yeterli veri toplama, görüş alış-verişinde bulunma olayı gerçekleşmemiş.
İhalenin pahalı verildiği, tek firmanın girmesinin bu sonuca yol açtığı söyleniyor?
Bu konuda bir bilgim yok. Teknik bir konudur tarifesini bilmem; bir şey diyemem, onu bilenlere havale ediyorum. Ben bir siyasetçi olarak işin esasları üzerinde duruyorum. Ben sadece şeffaflık arıyorum. Bu olursa plan daha sağlam, daha inandırıcı ve gerçekçi olur.
ULAŞIM SORUNUNDA HERKESİN KUSURU VAR
Bursa’nın en önemli sorunlarının başında ulaşım geliyor. Son dönemlerde atılan adımlarla, ulaşımda önemli mesafeler kat edildi. Bazı kavşaklar açıldı, bazıları devam ediyor, çevre yolu bitti. Bunlara siz nasıl bakıyorsunuz?
Kavşakların yapılmış olması doğru işlerdir. Bunlar bat-çık şeklinde mi olmalıydı, yoksa başka şekilde mi, benim bir şey söylemem mümkün değil. Ancak, şehir içinde yapılması gerkene işler var. Çakırhamam’da Stadyum’un orda, Setbaşı’nda, Çekirge’de trafik kilitleniyor. Bunların mutlaka çözülmesi lazım.
Sizin çözüm öneriniz var mı?
Ben ulaşım mühendisi değilim. Buralarda kavşak düzenlemesi yapılması lazım. Kimisi bat-çıkla geçilir, kimisi köprülü kavşakla… Yeşil’den Çekirge’ye doğru olan Bursa’nın eski aksının, güneyi ve kuzeyi arasındaki irtibat maalesef bugün rahat sağlanamıyor.
Ulaşım konusunda başka söyleyeceğiniz bir şey var mı?
Çevre yolunda gecikme olmuştur ama her şeye rağmen bitirilmesini önemsiyorum. Raylı sistem konusunda maalesef bizim dönemden başlamak üzere bir takım gecikmelere sebebiyet verilmiştir. Bizim dönemimizde sağ olsun Teoman Bey, onaylamadı ihaleyi ve gecikmeye sebebiyet verdi. Ardından Erdem Bey, geldi o da tartışmaya açtı projeyi, aşağı yukarı 4 seneye yakın bir zaman o tartışmalarla geçti. Erdoğan Bilenser geldi ve “ben bir çukur buldum” dedi. Bilenser de projeyi iyi takip edemedi. Kredisi, hazine garantisi bulunmuş bir proje bedeliyle projenin ancak birinci etabını bitirebildi.
Şu anda Erikli kavşağına kadar bölümün yapımına devam ediliyor. İyi takip edilmeli, gecikmelere sebebiyet verilmemeli. Görükle ile ilgili kredi alındığına dair başkanın açıklaması var, bunu önemsiyorum.
Ve bir şey daha… Kuzey etabının yani, eski Santral Garaj’dan Ovaakça’ya  kadar olan bölümünün yap-işlet-devret modeli olarak Bursa özel sektörüne açılması, hem belediyenin finans yükünü azaltır hem de özel sektörün girmesinden dolayı hizmette kaliteyi artırır.
KAYAK PİSTİNİN ORTASINDA OTEL OLMAZ
Teleferik 90 milyon dolara yap-işlet-devret modeliyle ihale edildi…
O konuda endişelerim var. Biliyorsunuz, teleferik geçen dönem özelleştirildi ama özel firma çalıştıramadı. Yine aynı şeyin olmasından endişe ediyorum. Teleferiği, Uludağ kış turizminden ayrı düşünmüyorum. Öncelikle Uludağ’ın sahibinin belirlenmesi lazım. Yeni bir bakış açısı lazım. Uludağ kış turizmi açısından tutanın elinde kalmış. Suyu yok, elektriği yetersiz, altyapı diye bir şey yok. Sonra, kayak yapılacak yerde otel olmaz. Bizim dağımızda pistlerin ortasında turistik oteller var. Tekrar ifade ediyorum bu tesisin yap-işlet olarak ihale edilmesi güzel bir şey, ama oraya gideceklerin sayısının arttırılması lazım.
RECEP ALTEPE’YE TAKDİR
Sayın bakanım, ulaşım konusundan çıkalım isterseniz. Son dönemlerde özellikle Osmangazi Belediyesinin tarihi dokuyu koruma çabaları var. Nasıl değerlendiriyorsunuz bu çalışmaları?
Çok güzel, isabetli buluyorum. Osmangazi Belediye Başkanını bu çabalarından dolayı taktir ediyorum. Osmangazi Belediyesine yakışan bir harekettir.
THY YENİŞEHİR HAVAALANINI İŞLETMEYİ BECEREMİYOR
Bir dönem havaalanı konusu çok tartışıldı. Ancak, görülüyor ki, Yenişehir havaalanı tutmadı. Bu havaalanı yanlış bir yatırım mıydı?
O günleri hatırlayın herkes söze, “bir havaalanımız bile yok” diye başlıyordu. Yenişehir’de mevcut askeri havaalanı arazisinden, pistinden yararlanmak suretiyle daha az maliyetle bir havaalanı öngörüldü. Bu havalimanı öngörülürken Bursa çevre yolu da projelendirme safhasındaydı. Dolayısıyla Bursa-Yenişehir arasının, havalimanı yolu sayesinde kısalacağı öngörülmüştür. Nitekim çevre yolundan girdiğiniz zaman Turan Köyü orda bölünmüş olan yolla, ta Yenişehir havaalanına kadar 25 dakikada hava alanına varmış olacaksınız.
Bu havaalanında sadece yolcu taşımacılığı değil kargo taşımacılığı da öngörülmüştür. Yenişehir’de Türkiye’nin en büyük, en modern kargo, soğuk hava, ambalaj, depolama tesisleri var. Bana göre bugünkü Türk Hava Yolları, havaalanını işletmeyi beceremiyor.
TERMAL TURİZM
Bursa termal turizmden yeterince yararlanamıyor. Bu konuda neler yapılabilir?
Bugün gidin İzmir’e Balçova tesisleri İskandinav ülkelerinin emeklileriyle dolu. Tedavi oluyorlar. Bursa, termal tesisleri açısından çok zengin bir yer. Armutlu’dan tutun, Mustafakemalpaşa’nın Tümbüldek’ine, İnegöl’ün Oylat’ına, Bursa’nın Çekirge’sine kadar sayarsak, dört bir yanda tesisler var. Bunlar geliştirilebilir.
BİR TAKIM HASSAS KONULARI KAŞIYORLAR
Sayın Tayan, yerel siyasetten biraz yüzümüzü genel siyasete çevirelim. Deneyimli bir siyasetçi olarak nasıl görüyorsunuz merkezi iktidarı?
Bu hükümetin büyük çoğunlukla iş başına gelmesi Türkiye açısından bir şanstır. Ama maalesef kullanılamadı bu şans ve çok kısa zamanda tribünlere oynamaya başlandı. Ben 3 Kasım gecesi seçim sonuçları açıklanırken bu iktidarın bir takım angajmanları var, bu angajmanları yerine getirmeye kalkarlarsa sıkıntıya düşerler; yapamazlarsa yine sıkıntıya düşerler demiştim. Nitekim o noktaya gelindi. Şimdi ısrarla hassas bir takım konuları yapamayacaklarını bile bile, sırf konuyu istismar etmek için bir takım hassas konulara yöneliyorlar ve gerginlik yaratıyorlar. Bu hükümet iki şey yapmıştır. Biri AB ile ilgili sürece sahip çıkmıştır, sırf kendi özgürlük alanlarını genişletebilmek için olsa bile…
Müzakere günü alındıktan sonra o günün alınması arifesinde iyi pazarlık yaptıklarını söyleyemeyiz. Türkiye’nin bir takım hassasiyetlerini, bir takım kırmızı çizgilerini, bir takım duyarlılıklarını AB yetkilileri ile iyi pazarlık edemediler. Umarım bundan sonra uyanırlar ve kolay teslim olmazlar.
Siz de takdir edersiniz ki, bu iktidar döneminde devlet kurumlarıyla bir gerilim yaşandıysa da, Erbakan döneminde olduğu gibi büyük bir çatışma olmadı? Bu konudaki yorumunuz nedir?
Geçmişte yaşanan olaylardan ders aldıklarını, değiştiklerini ifade ediyorlar. Bunu gerçekçi buluyorum. 6 Mart 1996’da TBMM’de Avrupa Birliği’ni yerden yere vuran bugünün Başbakan Yardımcısı, Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, o günkü konuşmalarıyla bugünkü konuşmalarını yan yana getirdiğiniz zaman taban tabana zıttır.
Bu iktidar döneminde laik devlet tehlike içinde diye endişelendiğiniz oldu mu?
Şu anda böyle bir tespit yapmak mümkün değil. Ama aşındırmaya yönelik çabalar var.
İRAN SORUNU
Önümüzde önemli bir dış politika sınavı var. İran sorunu, bize nasıl yansır?
Biz, İranla sınırımızı 400 yıl önce tespit etmişiz. Dostane geçiniyoruz, sorunumuz yok, alışverişimiz var. İran, bize yönelik bir saldırı yapmadı. Biz İran’a yönelik bir takım davranışlar içerisinde olamayız. Ama Birleşmiş Milletler çerçevesinde ortaya çıkan organizasyonlarda tarafsız kalamayız.
PARTİ İÇİ MÜCADELE
Söyleşimiz biraz uzadı ama, kısaca parti içindeki durumunuzdan da söz eder misiniz? Genel başkanla aranızda sorun var mı?
Sayın Ağar ile sık sık görüşüyoruz. Ya o beni arar ya da ben onu ararım.
Neden GİK’e almadı?
GİK’e girmek partide var olmanın bir ölçüsü değildir. Bu Genel İdare Kurulu farklı bir şekilde oluşmuştur. Sadece Bursa’dan değil, birçok büyükşehirden temsilci yoktur.
Anlaşıldı Genel Başkana laf söylemeyeceksiniz. Peki İl Başkanı Harun Akın’ı vefasız buluyor musunuz?
Benim öyle bir değerlendirmem yok. Kamuoyu nasıl değerlendirir ona saygılıyım. Ben bunları aşmış bir insanım.
Anlaşıldı sizi daha fazla konuşturamayacağız. Söyleşi için teşekkür ederim.











 



Yazar : Yüksel BAYSAL Tarih : 03/2006

   

En Son Yazılar
“İNEGÖL’Ü MOBİLYA MARKALARININ ŞEHRİ YAPACAĞIZ” 06/2007
CUMHURİYETİN KAZANIMLARININ KAYBEDİLMESİNDEN KAYGILIYIM” 04/2007
OBJEKTİFLERİN ARASINDAN BURSA 04/2007
PLATO KADERİNE TERK EDİLDİ 04/2007
“KRAMPONLA YALIN AYAĞIN YARIŞTIĞI NERDE GÖRÜLMÜŞTÜR?” 04/2007
BURSA’DA BİR YILDA ON MİLYONU AŞKIN HASTA 02/2007
CARGİLL SORUN OLMAYA DEVAM EDİYOR 02/2007
27 MAYIS İHTİLALİ VE BİR TARİHİ ÇINAR: RECEP KIRIM 06/2006
OSMANGAZİ BELEDİYE BAŞKANI RECEP ALTEPE 06/2006
CARGİLL BURSA’YA İHANETTİR!... 06/2006
TURHAN TAYAN’DAN AKP’YE ELEŞTİRİ OKLARI 03/2006
ŞAİR NAZIM HİKMET GEÇTİ 03/2006
MEHMET ALİ İNAN OKUMAYI IŞIKLI BİR YOLDA YÜRÜMEYE BENZETİYOR 03/2006
DOKUMACI NAZIM HİKMET 03/2006
BURSA’NIN SOYADI SU, RENGİ YEŞİL BEYAZ 03/2006
“POLİTİKADA EN UYUMLU OLAN EN TEPEYE TIRMANIR!” 03/2006
RAİF KAPLANOĞLU, YILLARDIR KAYBOLAN ZAMANIN PEŞİNDE… 01/2006
Niyazi Menteş’i kaybettik. 01/2006
70’Lİ YILLARDAN 2000’LERE BİR SİYASET YOLCUSU… 01/2006
“ÜZÜM İDİLER ŞARAP OLDULAR” 01/2006
“HEY BURSALI BURSALI BELİ İPEK KORSALI” 01/2006
BALKANLAR VE GÖÇ 01/2006
HAYATİ KORKMAZ’IN NEVİ ŞAHSINA ÖZEL SİYASET YOLCULUĞU 11/2005
HAKAN KÖKSAL “YAZDIĞI YERDEN PARA KAZANIYOR!” 11/2005
“BAT-ÇIK’LARA TAKILDIK KALDIK” 11/2005
DEĞERLİ AĞABEYİM 11/2005
BURSA’NIN BANGLADEŞLİLERİ 11/2005
ŞEFFAF MUTFAK DÖNEMİN BAŞLADI TEMİZLİĞİN YENİ ADI: 11/2005
GÜMÜŞHANE 09/2005
SULAR ŞEHRİ BURSA 09/2005
PROF. MUSTAFA DURAK 09/2005
KARA’NIN VERDİĞİ BEYAZ DERS 09/2005
HÜZÜNLER KENTİ 09/2005
NİLÜFER DERESİ, GÖKSU GİBİ OLACAK 09/2005
BENER ÖZCAN İKİNCİ HAYATINI BİR GEZGİN OLARAK YAŞIYOR 09/2005
BURSA KÜLTÜR YOLU CANLANDIRMA PROJESİ 07/2005
DOĞUNUN VE BATININ BİLGELERİ 07/2005
OKUR YAZAR BİR YOLCU 07/2005
HATIRLA SEVGİLİ AK PARTİ 06/2007
CELAL BAYAR VE BURSA 06/2007
MİLLİYETÇİLİK KİMİN İDEOLOJİSİDİR? 04/2007
TABULAR RAFA, DEMOKRASİ MEYDANA 04/2007
CUMHURBAŞKANI KİM OLMALI? 04/2007
BURSA’DA BİR YILDA ON MİLYONU AŞKIN HASTA 02/2007
YASALAR MI DEĞİŞMELİ KAFALAR MI? 02/2007
FARUK ÇELİK RÖPORTAJI 02/2007
RECEP ALTEPE RÖPORTAJI 06/2006
LAİKLİK ÇATIŞMA ARACI OLDU 06/2006
BURSA’DAN NAZIM GEÇTİ Mİ? 03/2006
GELECEĞİMİZİN TEMİNATI ÇOCUKLAR 03/2006
SEVİLEN VE BUDANAN ADAM TURHAN TAYAN 01/2006
BURSA’DA DOĞALGAZ REZALETİ 01/2006
ANKARA’YA YOLU DÜŞENLERE ÇAĞRI 11/2005
BURSA’DA İPEK, HEREKE’DE HALI 01/2006
UNUTULAN BURSA’DAN İZLENİMLER 11/2005
MEDENİYET PROJESİ AVRUPA BİRLİĞİ 11/2005
KARADENİZ’İN ÖZ EVLADI 09/2005
MEYDANSIZ ŞEHİR, HEYKELSİZ MEYDAN OLMAZ 09/2005
İSLAMCILAR SAHİDEN DEĞİŞTİ Mİ? 09/2005
KİMLERİN EİNSTEİN’I VAR? 07/2005
TAHTAKALE’YE GÜZELLEME 07/2005
“ORDA BİR KÖY VAR UZAKTA!” 07/2005
MİNİKLERİN GÖZÜNDE DÜNYA 07/2005
DÖNEMİN İÇİŞLERİ BAKANI MEHMET GAZİOĞLU SİVAS’I UNUTAMIYOR: 07/2005
KENT MEYDANINA KAVUŞUYOR… 07/2005
İLK KURTARILACAK, DOĞAL ALANLAR 07/2005
DEMOKRAT BAKIŞ’A İNCE BİR BAKIŞ 07/2005
FUAT SAKA RÖPORTAJI 07/2005
ERDEM SAKER 07/2005
ONLAR BİZİ İSTİYORDU! 06/2005
AYDINLANMA VE DİN 06/2005
1.LEYLEK ŞENLİĞİ KUTLANDI! 06/2005
TAŞIN IZDIRABI 06/2005
MUSTAFA KARA 06/2005
MUTFAKTAN MİTİNGE… 06/2005
KİM BU DEDE? 06/2005
BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI HİKMET ŞAHİN : 06/2005
DOĞUNUN VE BATININ BİLGELERİ 06/2005
“BU MEMLEKET BİZİM… BİZİM DOSTLAR BİZİM” 06/2005
BKSTV GENEL SEKRETERİ AKİF KOÇYİĞİT: 06/2005
44. BURSA FESTİVALİ 06/2005
ŞEHRİN İÇİNDEN İMPARATORLUK GEÇTİ 05/2005
METAL FIRTINA’DA YANITLANMAYAN SORULAR? 05/2005
KEMAL EKİNCİ 05/2005
KARŞINIZDA BURSA ODA ORKESTRASI! 05/2005
İÇ BAHARINIZ DAİM OLSUN 05/2005
BURSA’DA YAŞAYAN BİR İLİŞKİ AVCISI : HAKAN AKDOĞAN 05/2005
10 DAKİKA ARA!!! 05/2005
Mehmet Gedik Röportajı 06/2005
Ertuğrul YALÇINBAYIR Röportajı 05/29/2012
YERYÜZÜNÜN LANETLENMİŞ HALKI YAHUDİLER 05/29/2012
DEMOKRAT DEVLET 05/29/2012