FUAT SAKA RÖPORTAJI

DUYDUNUZ MU?
“….
Yağmurları nehir olup şehirlerin ortasında akan ülke…
Dağları ormanları söküp sahile indiren sellerin ülkesi…
Ve denizin kumunu, gökleri kapkara rengine boyayan dağları parçalayan rüzgarların ülkesi.
Duydunuz mu, kazım ölmüş…
Meteliksiz, beş parasız, sahillerinde, dağlarında sürttüğümüz ülke…
Sık sık dalgaların altından kumların hızla çekilip sürüklendiğimiz ülke…
Duydunuz mu kazım ölmüş…”
Nihat Genç. 28 Haziran 2005 tarihli Akşam Gazetesi’ndeki yazısından.

KARADENİZ DEV BİR DALGADIR, ÖZGÜR BİR SUDUR…
Kazım Koyuncu’nun henüz 33 yaşında iken yaşamını yitirmesi herkesi üzdü.
Kazım Koyuncu’nun ölümünün haftalardır konuşulmasında bir etken de, sanatçının Karadenizli oluşu ve Çernobil faciasının Karadeniz Bölgesi üzerindeki etkisi idi. Dönemin Sanayi ve Ticaret Bakanı o zamanlar elinde çay bardağı ile gazetecilere poz vermiş, “ Ben içiyorum, hiçbir sakıncası yok. Herkes içebilir” demişti. Eski Bakan Koyuncu’nun kanserden ölümü üzerine yeniden gündeme geldi. Yine elinde bir cay bardağı. İlerlemiş yaşını örnek gösterdi. Çernobil’in “abartıldığını” söyledi. Ancak araştırmalar tam tersini gösteriyor. Kazım Koyuncu’nun erken ölümü de bu facianın bir tür simgesi olarak değerlendiriliyor. Konuyu 30 Haziran günü “Perşembe Etkinlikleri” çerçevesinde Çağdaş Gazeteciler Derneği’nin davetlisi olarak Bursa’ya gelen Fuat Saka ve Koyuncu’nun eski çalışma arkadaşlarından İlhan Yabantaşı ile konuştuk.
---Sayın Fuat Saka, bir Karadenizli olarak, Çernobil’i ve Kazım Koyuncu’nun ölümünü nasıl değerlendiriyorsunuz?
--- Çernobil Ukrayna’da küçük bir kasaba. Bu olayda en büyük darbeyi orada yaşayan insanlar yedi. Çernobil olayı sadece Türkiye’nin değil dünyanın sorunu. İnsanların akşam yatarken, bugün ben dünya için ne yaptım diye sormaları lazım kendilerine. Bazı olayların sonuçlarını beklemeden tepki koymak lazım. Her türlü haksızlığa, sosyal olaylara ve zulme karşı bunların sonuçlarını beklemeden tepki koymak lazım.
--- Çernobil felaketi için bölgede alınan tedbirleri yetersiz mi buluyorsunuz?
--- Bu olay sürpriz değildi. Şaka da değildi. Çernobil felaketi olduğu sırada inceleme yapan bilim adamları bu bölgede 10 yıl sonra toplu ölümlerin gerçekleşeceğini söylemişlerdi. Kimse kulak asmadı. Oysa ki, şu anda Karadeniz’de neredeyse her evden bir kişi kanser. Benim de ailemden bir kişi kanserden öldü.
--- Bu ölümlerin baş sorumlusu kim sizce?
--- Bence Çernobil’de atom santrali kuran zihniyet insanlık suçu işliyor. Artık insanlığın atom santraline ihtiyacı olmadığının bilinmesi gerekir ve yeni atom santrallerinin kurulmaması gerekir.
--- Kazım Koyuncu’yu kaç yıldan beri tanıyorsunuz?
--- Kazım ile iki üç yıl önce tanıştık. O, sanat adına önemli adımlar attı. Ayrıca Kazım öldü. Şimdi ne desek boş. Olumlu da konuşsak olumsuz da konuşsak o artık hayatta olmadığı için ne desek cevap hakkını kullanamayacak. Kazım yaşarken bu tip soruları sormak gerekirdi. (sitem ederek)
--- Sayın İlhan Yabantaşı, Kazım Koyuncu ile Zugaşi Berepe grubunda beraber çalıştınız. Koyuncu’yu ne zamandan beri tanıyorsunuz? Arkadaşınızın ölümünü nasıl değerlendiriyorsunuz?
--- Kazımla üniversite yıllarında 1990’da tanıştık. 1992’de Grup Dinmeyeni, 93’te Zugaşi Berepe grubunu kurduk. Kazım yaşamı seven biriydi. Çok umutluydu. Kendisi de dahil öleceğine kimse inanmıyordu. Bir hafta 10 gün öncesine kadar sokağa çıkıyor yaşamını doğal bir şekilde sürdürüyordu. Ölümü hepimizi şoke etti. Eminim ki, onu bile!
--- Ölümünden sonraki tepkileri ve özellikle yaygın basında bu olayın geniş bir şekilde yer almasına ne diyorsunuz?
--- Ölümünün ardından Harbiye’de yapılan törende Kürt’ü, Türk’ü, Laz’ı, Çerkez’i herkes kenetlenmiş oradaydı. Mezopotamya Kültür Merkezi’nden Turan’ın konuşması çok etkiledi bizi. Turan o gün :  “Kazım doğu illerinde yaptığı konserlerde denizlerin çocuklarından dağların çocuklarına selam getirdik diyordu. Şimdi de ben O’na dağların çocuklarından denizin çocuğuna selam getirdim” dedi. Herkes Kazım’ın ölümüne geniş bir şekilde yer verdi. Ancak STV’nin Harbiye’deki tören haberini verirken kullandığı ifadeler çok çirkindi. Bunu lütfen yazın. STV Harbiye’deki törende “Yaşasın halkların kardeşliği” sloganını atan grubu hedef gösterdi ve bu grubu bölücü propaganda yapmakla suçladı.
--- Kazım Koyuncu Laz kökenli bir sanatçımızdı. Ve yaptığı parçaların yarısı Lazcaydı. Ancak Türkiye’deki farkıl etnik gruplardaki yurttaşlarımız onu dinliyordu. Bu konuda neler söleyeceksiniz?
--- Biz ilk konserlerimizi Diyarbakır’da yaptık. DEP’in düzenlemiş olduğu gecelerde Karadeniz ezgileriyle insanlar halay çekiyordu. Yurtdışı konserlerde Gündem Gazetesi bizi çağıyordu. Kazım’ın yaptığı müzik tüm Türkiye’yi kucakladı. O yaptığı müzikle tüm Türkiye’yi kucakladı. Biz müziğe başladığımız dönemde Lazca neredeyse unutulmuştu. Bölgede Lazca bilenlerin sayısı yirmibeşbini geçmiyordu. Şu anda insanlar Lazca öğrenmeye başladılar. Kemençeye merak sardılar. Bölge insanı kültürlerine sahip çıkıyor. Bu anlamda bizim yaptığımız müzik katkı oldu.
--- Son olarak Kazım’ın siyasi yelpazedeki yeri neydi?
--- Kazım tek kelimeyle anarşistti.
 



Yazar : Yüksel BAYSAL Tarih : 07/2005

   

En Son Yazılar
“İNEGÖL’Ü MOBİLYA MARKALARININ ŞEHRİ YAPACAĞIZ” 06/2007
CUMHURİYETİN KAZANIMLARININ KAYBEDİLMESİNDEN KAYGILIYIM” 04/2007
OBJEKTİFLERİN ARASINDAN BURSA 04/2007
PLATO KADERİNE TERK EDİLDİ 04/2007
“KRAMPONLA YALIN AYAĞIN YARIŞTIĞI NERDE GÖRÜLMÜŞTÜR?” 04/2007
BURSA’DA BİR YILDA ON MİLYONU AŞKIN HASTA 02/2007
CARGİLL SORUN OLMAYA DEVAM EDİYOR 02/2007
27 MAYIS İHTİLALİ VE BİR TARİHİ ÇINAR: RECEP KIRIM 06/2006
OSMANGAZİ BELEDİYE BAŞKANI RECEP ALTEPE 06/2006
CARGİLL BURSA’YA İHANETTİR!... 06/2006
TURHAN TAYAN’DAN AKP’YE ELEŞTİRİ OKLARI 03/2006
ŞAİR NAZIM HİKMET GEÇTİ 03/2006
MEHMET ALİ İNAN OKUMAYI IŞIKLI BİR YOLDA YÜRÜMEYE BENZETİYOR 03/2006
DOKUMACI NAZIM HİKMET 03/2006
BURSA’NIN SOYADI SU, RENGİ YEŞİL BEYAZ 03/2006
“POLİTİKADA EN UYUMLU OLAN EN TEPEYE TIRMANIR!” 03/2006
RAİF KAPLANOĞLU, YILLARDIR KAYBOLAN ZAMANIN PEŞİNDE… 01/2006
Niyazi Menteş’i kaybettik. 01/2006
70’Lİ YILLARDAN 2000’LERE BİR SİYASET YOLCUSU… 01/2006
“ÜZÜM İDİLER ŞARAP OLDULAR” 01/2006
“HEY BURSALI BURSALI BELİ İPEK KORSALI” 01/2006
BALKANLAR VE GÖÇ 01/2006
HAYATİ KORKMAZ’IN NEVİ ŞAHSINA ÖZEL SİYASET YOLCULUĞU 11/2005
HAKAN KÖKSAL “YAZDIĞI YERDEN PARA KAZANIYOR!” 11/2005
“BAT-ÇIK’LARA TAKILDIK KALDIK” 11/2005
DEĞERLİ AĞABEYİM 11/2005
BURSA’NIN BANGLADEŞLİLERİ 11/2005
ŞEFFAF MUTFAK DÖNEMİN BAŞLADI TEMİZLİĞİN YENİ ADI: 11/2005
GÜMÜŞHANE 09/2005
SULAR ŞEHRİ BURSA 09/2005
PROF. MUSTAFA DURAK 09/2005
KARA’NIN VERDİĞİ BEYAZ DERS 09/2005
HÜZÜNLER KENTİ 09/2005
NİLÜFER DERESİ, GÖKSU GİBİ OLACAK 09/2005
BENER ÖZCAN İKİNCİ HAYATINI BİR GEZGİN OLARAK YAŞIYOR 09/2005
BURSA KÜLTÜR YOLU CANLANDIRMA PROJESİ 07/2005
DOĞUNUN VE BATININ BİLGELERİ 07/2005
OKUR YAZAR BİR YOLCU 07/2005
HATIRLA SEVGİLİ AK PARTİ 06/2007
CELAL BAYAR VE BURSA 06/2007
MİLLİYETÇİLİK KİMİN İDEOLOJİSİDİR? 04/2007
TABULAR RAFA, DEMOKRASİ MEYDANA 04/2007
CUMHURBAŞKANI KİM OLMALI? 04/2007
BURSA’DA BİR YILDA ON MİLYONU AŞKIN HASTA 02/2007
YASALAR MI DEĞİŞMELİ KAFALAR MI? 02/2007
FARUK ÇELİK RÖPORTAJI 02/2007
RECEP ALTEPE RÖPORTAJI 06/2006
LAİKLİK ÇATIŞMA ARACI OLDU 06/2006
BURSA’DAN NAZIM GEÇTİ Mİ? 03/2006
GELECEĞİMİZİN TEMİNATI ÇOCUKLAR 03/2006
SEVİLEN VE BUDANAN ADAM TURHAN TAYAN 01/2006
BURSA’DA DOĞALGAZ REZALETİ 01/2006
ANKARA’YA YOLU DÜŞENLERE ÇAĞRI 11/2005
BURSA’DA İPEK, HEREKE’DE HALI 01/2006
UNUTULAN BURSA’DAN İZLENİMLER 11/2005
MEDENİYET PROJESİ AVRUPA BİRLİĞİ 11/2005
KARADENİZ’İN ÖZ EVLADI 09/2005
MEYDANSIZ ŞEHİR, HEYKELSİZ MEYDAN OLMAZ 09/2005
İSLAMCILAR SAHİDEN DEĞİŞTİ Mİ? 09/2005
KİMLERİN EİNSTEİN’I VAR? 07/2005
TAHTAKALE’YE GÜZELLEME 07/2005
“ORDA BİR KÖY VAR UZAKTA!” 07/2005
MİNİKLERİN GÖZÜNDE DÜNYA 07/2005
DÖNEMİN İÇİŞLERİ BAKANI MEHMET GAZİOĞLU SİVAS’I UNUTAMIYOR: 07/2005
KENT MEYDANINA KAVUŞUYOR… 07/2005
İLK KURTARILACAK, DOĞAL ALANLAR 07/2005
DEMOKRAT BAKIŞ’A İNCE BİR BAKIŞ 07/2005
FUAT SAKA RÖPORTAJI 07/2005
ERDEM SAKER 07/2005
ONLAR BİZİ İSTİYORDU! 06/2005
AYDINLANMA VE DİN 06/2005
1.LEYLEK ŞENLİĞİ KUTLANDI! 06/2005
TAŞIN IZDIRABI 06/2005
MUSTAFA KARA 06/2005
MUTFAKTAN MİTİNGE… 06/2005
KİM BU DEDE? 06/2005
BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI HİKMET ŞAHİN : 06/2005
DOĞUNUN VE BATININ BİLGELERİ 06/2005
“BU MEMLEKET BİZİM… BİZİM DOSTLAR BİZİM” 06/2005
BKSTV GENEL SEKRETERİ AKİF KOÇYİĞİT: 06/2005
44. BURSA FESTİVALİ 06/2005
ŞEHRİN İÇİNDEN İMPARATORLUK GEÇTİ 05/2005
METAL FIRTINA’DA YANITLANMAYAN SORULAR? 05/2005
KEMAL EKİNCİ 05/2005
KARŞINIZDA BURSA ODA ORKESTRASI! 05/2005
İÇ BAHARINIZ DAİM OLSUN 05/2005
BURSA’DA YAŞAYAN BİR İLİŞKİ AVCISI : HAKAN AKDOĞAN 05/2005
10 DAKİKA ARA!!! 05/2005
Mehmet Gedik Röportajı 06/2005
Ertuğrul YALÇINBAYIR Röportajı 05/29/2012
YERYÜZÜNÜN LANETLENMİŞ HALKI YAHUDİLER 05/29/2012
DEMOKRAT DEVLET 05/29/2012