“ÜZÜM İDİLER ŞARAP OLDULAR”

SAADET PARTİSİ İL BAŞKANI VE MYK ÜYESİ HİLMİ TANIŞ AKP’NİN POLİTİKALARINI ELEŞTİRDİ
“ÜZÜM İDİLER ŞARAP OLDULAR”
Bu sayımızda siyasi söyleşimizi Saadet Partisi İl Başkanı Hilmi Tanış ile yaptık. Mevcut iktidara yönelik belki en sert eleştiri bu kanattan geliyor. Tanış’ın sözlerine dikkat edilirse, AKP ne İsa’ya yaranabildi, ne Musa’ya… Bir kesim, AKP’nin laikliği aşındırdığını belirtirken, Tanış tam tersi bir eleştiriyle yaklaşıyor eski arkadaşlarına…
Oldukça uzun bir söyleşi oldu. Ancak bir kısmına yer ayırabildik. Umarım, beğenerek okursunuz.
Refah Partisi camiası içinden çıkıp geliyorsunuz. Herkes Erbakan’ı terk ederken siz niye bu camianın içinde kaldınız?
Böyle bir soru bize şunu aslında beraberinde getiriyor, yani siz niye dürüst kaldığınızın bir başka şekilde soruş biçimidir.
Çok ağır bir suçlama olmadı mı ayrılan arkadaşlarınız için?
Ben ayrılan arkadaşlar için söylemiyorum.
Bu en hafif deyimiyle onlar çıkar peşinde koşuyor demek değil mi?
Siz otuz küsur yıldan beri, faiz batırıyor, İMF batırıyor, Avrupa Birliği batırıyor diyeceksiniz, Türkiye’yi ve dünyayı Milli Görüş anlayışı kurtaracak diyeceksiniz. Sonra, hayır biz dünyaya at gözlükleriyle bakmışız, artık faizde kurtuluş görüyoruz, İMF iyidir, Avrupa Birliği bizi kurtarır diyeceksiniz. AB ve dünyanın egemen güçlerinin bize yüklemiş olduğu ılımlı İslam için, Büyük Ortadoğu Projesi için, Büyük İsrail’in gerçekleşmesi için özel hizmetler yapacaksınız. Bunu ben başka türlü izah edemiyorum.
Değişim kötü bir şey mi? Ben de kendimi değişenler arasında sayıyorum. Kimimiz 12 Eylül duvarına çarptık, kimimiz 28 Şubat…
Efendim değişime karşı değiliz ama değişim şöyle olursa karşı değiliz, bir adam düşünün gece-gündüz zil zurna sarhoş geziyor. Sarhoşluğu bırakmış ayık gezmeye başlamış, bu güzel bir değişimdir. Ama tersi bir duruma doğru giderseniz, mesela 30 yıl elinize poker kağıdı almamışsınız, içki içmemişsiniz ama şimdi diyorsunuz ki, ben şarabın her türlü çeşidini bilirim.
Tadını bilmem diyor ama…
Belki de artık tadını da bilirim demek uygun düşmediği içindir. Belki onu da zamanla öğrenecek…
Sizce bu arkadaşlarınızın hepsi birden ikbal peşinde mi koştular?
Elbette biz insanların niyetlerini yargılayacak durumda değiliz. Bize şunu söylüyorlar sizin bu kadar hizmetiniz var gelin buraya geçin. Görüyorsunuz bir akıntı, bir rüzgar var burada, siz de istifade edin; yerinizi alın. Burada şöyle şöyle yerler sizi bekliyor diyorlar.
Şu anda AKP’nin içinde 30-35 kişilik bir Milli Görüşcü milletvekili olduğu söyleniyor.
Biz temenni ederiz arkadaşlarımız hepsi aslına dönsün.
Dönme durumları var mı?
Elbette insan bir kere dönmeye görsün, ondan sonra dönmek kolaydır, yeter ki, rüzgarı yön değiştirsin.
AVRUPA BİRLİĞİ
Sizin eski yoldaşlarınız, eskiden karşı olukları Avrupa Birliği’nin en hararetli savunucuları oldular, siz AB’ye nasıl bakıyorsunuz?
AB, Türkiye’yi Türkiye olmaktan çıkarma projesidir. Anadolu insanı biz bu topraklarda yaşayacağız diyorsa eğer Avrupa Birliği projesinden vazgeçmek mecburiyetindedir. Aksi halde geçmiş bin yıllık tarihi inancımızı, kültürümüzü, imanımızı terk etmek durumundayız. Öyle olunca da Türk varlığı diye bir varlıktan söz etmek mümkün değildir.
Bu hükümetin nesine itiraz ediyorsunuz?
Bu dönemde kuran öğrenme yaşı on beşle sınırlandırılmış, küçükleri kuran kursuna götürenlere ise bir yıl hapis cezası verilmiştir. İncil öğrenmeyle ilgili hiçbir yasak yoktur, misyonerlik faaliyetlerini engelleyenlere üç yıl hapis cezası kuydurdular.
Şimdi siz bu taraftan bakıyorsunuz . Karşı taraf ise sürekli şöyle söylüyor: Bunlar Milli Görüş gömleğini çıkardım diyorlar ama aslında çıkarmadılar.
Karşı tarafın hangi maksatla yüklendiğini bilmem ama ben yapılan işlere bakarım. Türkiye’de masonik siyaset şöyle oluyor. İnançlı ve muhafazakar kesime selam vereceksin, öbür tarafa hizmet edeceksin. Bunlar iş başına geldikten sonra, bu tarafa, inançlı kesime hanımların örtüleriyle mesaj vererek inançlarını istismar etmişlerdir. Ancak, örtüyle ilgili Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne verdikleri savunmada Ecevit döneminde verilen savunmaya aynen katılıyoruz demişlerdi.
Sayın Başbakan, konsensüsle çözeceğiz diyor. Bu bir yana, türban konusunda genel anlamda bir rahatlama var.
Mesele siyasiler olarak bizim hanımlarımızın devlet protokolünde baş örtüleriyle gidip oturmaları meselesi değildir. Mesele bu ülkede örtüsünden dolayı hiçbir insanın hiçbir kamu kurumu ve kuruluşlarında, devletin okulları da dahil horlanmadan her türlü imkandan eşit şekilde istifade edebilmesidir. Yoksa bizim hanımlarımız devlet protokolüne katılmış, katılmamış önemli değil.
Erbakan Hoca döneminde  hiç başörtüsü krizleri olmadı. Niye? Çünkü bizim arkadaşlarımız eşleriyle devlet protokolüne gitmediler. Böyle bir probleme sebep olmadılar ama o zaman çocuklar okullarda örtüleriyle rahatlıkla okuyabiliyorlardı. Şimdi bunlar onu yapmıyor, her türlü uygulanma devam ediyor ama sadece eşlerinin örtüleriyle bir takım yerlerde görünüyorlar. Bunlar örtülü kesimin onlara bağlılığının devamını sağlamak maksadıyla yapılıyor. İşte bu istismardır. Bugün kuran kursları açıkta kalksın diye camii cemaatinden 80 yaşındaki insanlar kuran kursuna kayıtlı tutuluyor. İmam hatiplerin önü açılmadan bu iş çözümlenmez.
Bütün bu eleştirilere rağmen kamuoyu yoklamalarında AKP yüzde 30’larda görünüyor.
AKP bir zatül hareke değildir. AKP bir savruntudur. Kendiliğinden oluşmuş, bu ülkenin ihtiyaçlarından dolayı ortaya çıkmış bir hareket değildir. AKP bir kısım yerlerle işbirliği yapılarak oluşturulmuş bir siyasi harekettir.
YOLSUZLUKLAR VE YEREL YÖNETİM
Şimdi tenkit ettiğiniz insanlar geçmişte milli görüş içerisinde bulunmuş olanlar. Milli görüşle siyaset yapan insanlar yolsuzluklara, usulsüzlüklere bulaşmazlar. Paraya-pula tenezzül etmezler. Bu insanlar neden bu kadar çabuk değiştiler? Hocanın kafalara çaktığı milli görüş çivisi işe yaramadı mı?
Bunlar eskiden üzümdü ama şimdi şarap oldular, ne yapacaksınız? Üzüm yemek başka şarap içmek başka! Milli Görüş Türkiye’deki siyasi hareketin ana iskelesidir. Bizim içimizde yer alan her arkadaşımızı iyi imkanlar teklif ediliyor.
YEREL YÖNETİMLER
Biraz de yerel yönetimleri konuşalım. Nasıl buluyorsunuz? Hikmet Şahin’i başarılı buluyor musunuz?
Yapılan köprülü kavşaklar noktasından bakacak olursanız geçmiş dönemlerle kıyas edildiğinde bir başarıdan söz edilebilir. Ancak, genel anlamda baktığınız takdirde yapılan başka bir şey yok! Ne yapıyor başka?
Daha iki yıl oldu, üç yıl var önünde fırsat tanımak gerekmez mi Hikmet Bey’e?
Beş yılı doldurduktan sonra aynı değerlendirme yapacağız ama bugüne kadar gelen noktadan bakıldığında manzara o?
Yeni bir teleferik hattı döşenecek diyor. Kavşaklardan sonra 2006 yılında dikey yollara ağırlık verecek Güzelyalı-Yenikapı arasında deniz otobüsü seferleri başlayacak. Bursa bütün bunlarla ileri bir adım atmıyor mu?
Biz İhtisas kavşağının temeli atıldığı zaman, bunu yapma dedik. Yakın Çevre Yolu’nun istimlaklerini tamamla, çevre yolunu Otosansit’e bağla, oradan çıkan stabilizeyi yolda kullan. Böylece milletin parasını çar-çur etme. Biliyorsunuz, Sayın Bilenser, döneminde Kültürpark’a kültür merkezi inşaatı başladı. Yaklaşık 2 trilyona yakın masraf yapıldı. Şimdi Büyükşehir Belediye başkanımız diyor ki, Merinos Fabrikasının olduğu yere kültür merkezi yapacam. Soruyorum kimin parasını nereye harcıyorsun, niye harcıyorsun? Buyurun Bursa’da bir sürü kültür merkezi var. Yıldırımdakilerin kapılarında kocaman kilit var. Ne yazık ki, Hikmet Şahin Kültürpark işletmecilerine teslim oldu.
Osmangazi Belediye Başkanı Recep Altepe’yi nasıl buluyorsunuz? Tarihi mirası koruma konusundaki çabasına ne diyorsunuz?
Tabii tarihi mirası korumalıyız. Ancak, Karabaş Tekkesi’nin açılışında Recep Bey’in resimelri vardı bilboardlarda. Bu bana siyasi ahlaka uygun gelmiyor. Orası başka bir dönemde yapıldı. Bu çalışmaları mühimsiyoruz ama tarihi eserlere sahip çıkacağız dediğimiz zaman burası dipsiz kuyu. Bu konuda yapılacak yatırım istismarı da kolaydır. Çünkü Bayındırlık limitlerinin nasıl tespit edildiğini bilemeyiz ama tarihi eserleri canlandırırken, bu tarihi eser içinde öyle şeyler var ki, kıymeti paraca yüksektir veya yüksek değilse bile yüksek gösterilme imkanı vardır.
Bu konuyla ilgili şüpheleriniz mi var?
Bilemiyorum bu konuyla ilgili inceleme yapmış değilim. Recep Altepe arkadaşımızı sevirim kişisel olarak, şahıs olarak iyi bir arkadaştır, dürüst bir arkadaştır. Şimdi hani ekmeği yok yemeğe Kdillakla gider deler ya! Önce Osmangazi’ye nefes aldıracak ulaşım projeleri geliştirmek gerekir. Yatırımda birinci öncelik bu olması lazım. Mesela bir sebeple Yıldırım Belediye Başkanını ziyaret ettik. Kendisine dedim ki, siz belediye başkanı olarak şu Yıldırım’a yapacağınız en hayırlı hizmet Anadolu mahallesinden gelen yolu belediyeden geçen yolla birleştirmek, oraya bir köprülü kavşak yapılması için mücadele vermek. Bursa’da dağından ovasına ulaşmak problemdir, bunu kolaylaştırmak lazım. Bu önemli bir projedir, bakın bunun üzerinde durup çalışın dedim, akıllı belediye bakanı budur. Haşim İşcan caddesi gelmiş Yıldırım mahallesine girişte iki şeride düşürülmüş, o hangi belediye, başkanın vebalidir, Bursa’nın geçmişinde tren yolu varmış Mudanya’ya kadar. Bunu bile yok ettik. Üzülerek ifade ediyorum Bursa geçmişte bir haramzadeler dönemi yaşamıştır.
AK Parti iktidarı döneminde İl Genel Meclisleri yeniden yapılandırıldı. Yerel yönetimlere yetkilerin devredilmesi bağlamında nasıl yorumluyorsunuz?
Benim burada itirazımın olduğu nokta şu, köylerde iktidar partisiyle sıkı fıkı olan muhtarlar hizmet alıyor. Onların yaptıkları da göz boyamak için parke taşı döşeniyor. Gönül arzu eder ki, Bursa’nın 700z köyüne stabilize çalışması yapılsın. Bütün köylerle ilgili önce bir fizibilite çalışması yapılması lazım. Öyel köyler var ki, içme suyu yok, kanalizasyonu yok. Örneğin şehrin merkezinde Ümitalan Köyü yazın susuz kalıyor. Böyle bir devirde Bursa gibi en kalkınmış vilayetin 10 km. yakın bir yerde, Uludağ’ın eteği sayılan bir yerde halk yazın su sıkıntısı çekiyorsa İl Genel Meclisinin hizmet yapıyoruz, şu kadar yatırım yaptık havasına girmesini anlamıyorum.
Geçmişte de işler böyle değil miydi Sayın Başkan?
İşte bu anlayışın değişmesi lazım.
KAÇAK YAPILAŞMA
Kaçak yapılaşma konusunda Bursa’da ciddi sıkıntı devam ediyor. Siz ne diyorsunuz?
Belediyelerin önemli problemlerinden biri kaçak yapılarla mücadeledir. Ancak, bugün ovada çirkin yapılaşma devam ediyor. Yakın Çevre yolunun, Millet Mahallesinin alt tarafında mantar gibi inşaatlar devam ediyor. Geçen dönem yapılan mücadelenin boşa gitmesi anlamına geliyor. Bu anlamda DSP dönemini kutluyorum. Şimdi 2B hazırlıkları yeniden yapılıyor. Hükümet büyük gelir bekliyor. Bu yasa çıktığı zaman aynı zamanda bölgelerin büyük bir kısmında yapılaşmaya af çıkmış olacak. Böyle bir beklentiden dolayı kaçak yapıya maalesef göz yumuluyor.
BOZBEY BAŞARILI
Son yerel seçimlerde bir gelenek bozuldu. Genellikle 4 ilçe aynı partili belediye başkanları tarafından yönetilirdi. Bu kez Nilüfer’de farklı bir durum ortaya çıktı. Nilüfer’i nasıl görüyorsunuz?
Mustafa Bozbey’i, Nilüfer BELEDİYE başkanı olarak başarılı görüyorum. Başkan, halkın içerisinde, nereye giderseniz Sayın Bozbey’i orada görmeniz mümkün. Bir de o kadar çok etkinlik yapılıyor ki, ben diğer belediye başkanlarının bunun çeyreğine yaklaştığını sanmıyorum. Benim şu cep telefonuma Nilüfer Belediyesinden asgari üç tane mesaj geliyor. En ufak bir şeyi de unutmuyorlar, kitap okuma yarışmasından tut bazı kitapların değerlendirilmesine varıncaya kadar.
Sayın Hayrettin Çakmak, geçenlerde çok güzel bir demeç verdi. “GSM belediyeciliğini bırakın, hizmet yapın” dedi. Bozbey’inki biraz öyle olmuyor mu?
Bakın GSM belediyeciliği de lazım. Evet bir belediye, GSM belediyeciliği yapmamalı ama yaptığınız etkinliklere insanları davet etmenin bir kolay yoludur cep mesajları ne var yani?
Son dönemlerde afişleri görüyor musunuz? Büyükşehir Belediye Başkanımız Bursa’yı seviyorum diyor.
Şimdi ben nefes almayı seviyorum demeye benziyor bu. Böyle bir slogan başından beri garibime gitti. Bir nisanın doğduğ4u, büyüdüğü, yetiştiği yeri sevmesi yani insanın annesini babasını sevmesi gibi doğal bir şeydir bu.
Bursa kokuyor. Doğalgaz kullanımı yüzde 30’larda kaldı havanın soğuk olduğu dönemde Bursa eski günlere dönüyor.
AKP siyasi rant için kömür dağıtıyor. Hiçbir kritere uymayan kirlilik derecesi fevkalade yüksek kömür dağıtılıyor. Bursa’da ithal kömür dışında kömür sattırmıyoruz diyeceksiniz ve kendiniz de kömürün en adisini insanlara dağıtacaksınız.














 



Yazar : Yüksel BAYSAL Tarih : 01/2006

   

En Son Yazılar
“İNEGÖL’Ü MOBİLYA MARKALARININ ŞEHRİ YAPACAĞIZ” 06/2007
CUMHURİYETİN KAZANIMLARININ KAYBEDİLMESİNDEN KAYGILIYIM” 04/2007
OBJEKTİFLERİN ARASINDAN BURSA 04/2007
PLATO KADERİNE TERK EDİLDİ 04/2007
“KRAMPONLA YALIN AYAĞIN YARIŞTIĞI NERDE GÖRÜLMÜŞTÜR?” 04/2007
BURSA’DA BİR YILDA ON MİLYONU AŞKIN HASTA 02/2007
CARGİLL SORUN OLMAYA DEVAM EDİYOR 02/2007
27 MAYIS İHTİLALİ VE BİR TARİHİ ÇINAR: RECEP KIRIM 06/2006
OSMANGAZİ BELEDİYE BAŞKANI RECEP ALTEPE 06/2006
CARGİLL BURSA’YA İHANETTİR!... 06/2006
TURHAN TAYAN’DAN AKP’YE ELEŞTİRİ OKLARI 03/2006
ŞAİR NAZIM HİKMET GEÇTİ 03/2006
MEHMET ALİ İNAN OKUMAYI IŞIKLI BİR YOLDA YÜRÜMEYE BENZETİYOR 03/2006
DOKUMACI NAZIM HİKMET 03/2006
BURSA’NIN SOYADI SU, RENGİ YEŞİL BEYAZ 03/2006
“POLİTİKADA EN UYUMLU OLAN EN TEPEYE TIRMANIR!” 03/2006
RAİF KAPLANOĞLU, YILLARDIR KAYBOLAN ZAMANIN PEŞİNDE… 01/2006
Niyazi Menteş’i kaybettik. 01/2006
70’Lİ YILLARDAN 2000’LERE BİR SİYASET YOLCUSU… 01/2006
“ÜZÜM İDİLER ŞARAP OLDULAR” 01/2006
“HEY BURSALI BURSALI BELİ İPEK KORSALI” 01/2006
BALKANLAR VE GÖÇ 01/2006
HAYATİ KORKMAZ’IN NEVİ ŞAHSINA ÖZEL SİYASET YOLCULUĞU 11/2005
HAKAN KÖKSAL “YAZDIĞI YERDEN PARA KAZANIYOR!” 11/2005
“BAT-ÇIK’LARA TAKILDIK KALDIK” 11/2005
DEĞERLİ AĞABEYİM 11/2005
BURSA’NIN BANGLADEŞLİLERİ 11/2005
ŞEFFAF MUTFAK DÖNEMİN BAŞLADI TEMİZLİĞİN YENİ ADI: 11/2005
GÜMÜŞHANE 09/2005
SULAR ŞEHRİ BURSA 09/2005
PROF. MUSTAFA DURAK 09/2005
KARA’NIN VERDİĞİ BEYAZ DERS 09/2005
HÜZÜNLER KENTİ 09/2005
NİLÜFER DERESİ, GÖKSU GİBİ OLACAK 09/2005
BENER ÖZCAN İKİNCİ HAYATINI BİR GEZGİN OLARAK YAŞIYOR 09/2005
BURSA KÜLTÜR YOLU CANLANDIRMA PROJESİ 07/2005
DOĞUNUN VE BATININ BİLGELERİ 07/2005
OKUR YAZAR BİR YOLCU 07/2005
HATIRLA SEVGİLİ AK PARTİ 06/2007
CELAL BAYAR VE BURSA 06/2007
MİLLİYETÇİLİK KİMİN İDEOLOJİSİDİR? 04/2007
TABULAR RAFA, DEMOKRASİ MEYDANA 04/2007
CUMHURBAŞKANI KİM OLMALI? 04/2007
BURSA’DA BİR YILDA ON MİLYONU AŞKIN HASTA 02/2007
YASALAR MI DEĞİŞMELİ KAFALAR MI? 02/2007
FARUK ÇELİK RÖPORTAJI 02/2007
RECEP ALTEPE RÖPORTAJI 06/2006
LAİKLİK ÇATIŞMA ARACI OLDU 06/2006
BURSA’DAN NAZIM GEÇTİ Mİ? 03/2006
GELECEĞİMİZİN TEMİNATI ÇOCUKLAR 03/2006
SEVİLEN VE BUDANAN ADAM TURHAN TAYAN 01/2006
BURSA’DA DOĞALGAZ REZALETİ 01/2006
ANKARA’YA YOLU DÜŞENLERE ÇAĞRI 11/2005
BURSA’DA İPEK, HEREKE’DE HALI 01/2006
UNUTULAN BURSA’DAN İZLENİMLER 11/2005
MEDENİYET PROJESİ AVRUPA BİRLİĞİ 11/2005
KARADENİZ’İN ÖZ EVLADI 09/2005
MEYDANSIZ ŞEHİR, HEYKELSİZ MEYDAN OLMAZ 09/2005
İSLAMCILAR SAHİDEN DEĞİŞTİ Mİ? 09/2005
KİMLERİN EİNSTEİN’I VAR? 07/2005
TAHTAKALE’YE GÜZELLEME 07/2005
“ORDA BİR KÖY VAR UZAKTA!” 07/2005
MİNİKLERİN GÖZÜNDE DÜNYA 07/2005
DÖNEMİN İÇİŞLERİ BAKANI MEHMET GAZİOĞLU SİVAS’I UNUTAMIYOR: 07/2005
KENT MEYDANINA KAVUŞUYOR… 07/2005
İLK KURTARILACAK, DOĞAL ALANLAR 07/2005
DEMOKRAT BAKIŞ’A İNCE BİR BAKIŞ 07/2005
FUAT SAKA RÖPORTAJI 07/2005
ERDEM SAKER 07/2005
ONLAR BİZİ İSTİYORDU! 06/2005
AYDINLANMA VE DİN 06/2005
1.LEYLEK ŞENLİĞİ KUTLANDI! 06/2005
TAŞIN IZDIRABI 06/2005
MUSTAFA KARA 06/2005
MUTFAKTAN MİTİNGE… 06/2005
KİM BU DEDE? 06/2005
BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI HİKMET ŞAHİN : 06/2005
DOĞUNUN VE BATININ BİLGELERİ 06/2005
“BU MEMLEKET BİZİM… BİZİM DOSTLAR BİZİM” 06/2005
BKSTV GENEL SEKRETERİ AKİF KOÇYİĞİT: 06/2005
44. BURSA FESTİVALİ 06/2005
ŞEHRİN İÇİNDEN İMPARATORLUK GEÇTİ 05/2005
METAL FIRTINA’DA YANITLANMAYAN SORULAR? 05/2005
KEMAL EKİNCİ 05/2005
KARŞINIZDA BURSA ODA ORKESTRASI! 05/2005
İÇ BAHARINIZ DAİM OLSUN 05/2005
BURSA’DA YAŞAYAN BİR İLİŞKİ AVCISI : HAKAN AKDOĞAN 05/2005
10 DAKİKA ARA!!! 05/2005
Mehmet Gedik Röportajı 06/2005
Ertuğrul YALÇINBAYIR Röportajı 05/29/2012
YERYÜZÜNÜN LANETLENMİŞ HALKI YAHUDİLER 05/29/2012
DEMOKRAT DEVLET 05/29/2012