“POLİTİKADA EN UYUMLU OLAN EN TEPEYE TIRMANIR!”

ALİ ARABACI TÜRKİYE’Yİ MİLLETVEKİLLİĞİ DÖNEMİNDE TANIDIĞINI SÖYLÜYOR
“POLİTİKADA EN UYUMLU OLAN EN TEPEYE TIRMANIR!”
Ali Arabacı, 1950 Bulgaristan doğumlu, Kırcaali’nin Koşukavak köyünden.
Babası inşaat işçisi. Annesi ev hanımı. Küçük yaştayken ailesi Türkiye’ye geliyor.
Önce Ankara’da sonra Bursa’da oturuyorlar.
Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni hiç derslere gitmeden, yalnızca sınavlara girerek ama dört yılda ve iyi derece ile bitiriyor. Çünkü o dönem bir yandan para kazanmak zorunda: inşaatlarda amelelik, bulaşıkçılık, ırgatlık… Çalıştığı işler arasında.
Siyasete, CHP Gençlik Kolları’nda başlayan Ali Arabacı, liderimiz Yılmaz Akkılıç idi dediği yıllar boyunca bir yandan Yahya Şimşek ve Ertuğrul Yalçınbayır ile ortaklaşa çalıştıkları büroda avukatlık yapıyor, bir yandan da siyasette deneyim kazanıyor.
İki dönem üst üste Baro Başkanlığı yapıyor.
Ardından DSP’den milletvekili seçilerek Meclise giriyor.
Mecliste muhalif tavrıyla dikkat çeken Ali Arabacı, bu tavrı nedeniyle hem genel başkanı, hem de dönemin en kuvvetli kişilerinden İskenderun’dan askerlik arkadaşı Hüsamettin Özkan ile karşı karşıya geliyor çoğu kez.
2004’te Bursa Büyükşehir Belediye Başkan adayları arasında olan Ali Arabacı, şimdilerde serbest avukatlığa devam ediyor. Ancak, mesleğine ara verdiği yıllar boyunca, avukatlığın ciddi bir deformasyona uğradığı görüşünde. Bizim dönemimizde ilkeler ve idealler ön plandaydı. İşin bir ciddiyeti vardı. Şimdi bakıyorum, her şey çok değişmiş. Eskiden biz kişisel menfaatlerimizi ön planda tutmazdık.
Hatta kendimizle ilgili bir projemiz yoktu. Toplumsal yarar çok daha önemliydi. Şu an tam tersi bir süreç yaşanıyor. Zamanında emek verdiğimiz pek çok şeyin çözüldüğünü, bütün değerlerin alt üst olduğunu görmek çok üzücü. Pek bir şeyin tadı yok anlayacağınız…
Ali Arabacı ile Fomara’daki bürosunda konuştuk. “Resimli Siyaset Tarihi’ne geçmeden, Türkiye’nin bütün sektörlerinde yaşana çözülmeden söz ettik. Bir tür teslimiyet şeklinde gerçekleşen süreç için Arabacı’nın tespiti ideolojinin kaybolduğu şeklinde. Kişilerin tek tek ve sivil toplum örgütleri içersindeki muhalif tavırlarının terk edilmesini ayar kaçtı şeklinde değerlendiriyor Ali Arabacı. Zamanında kişisel olarak da birebir katkısı olan kimi davaların, zaman içersinde sulanması onu en rahatsız eden ve üzen konulardan…
ÖRNEK İŞBİRLİĞİ
Fotoğraf kabının arka sayfasında “Uludağ tabii maden suyu ve sodasının reklamı var. Görüntüde 11-12 yaşlarında bir çocuk bardağa akan, tabii maden suyu ve sodasına iştahla uzanmış. Metinse şöyle: “Çocukların bile severek içtiği maden suyumuzun kaynağını, ilk kez 1912’de Uludağ’da Fransız Monsieur de Brotte bulmuştur. O yıllarda Jardın de Tuileries’deki villasında verdiği ziyafetlerde Paris sosyetesine bizim maden suyumuzu ikram ediyordu Monsieur de Brotte.”
Ederi 20 tl olan fotoğraf, çardak restauratta çekilmiş. Bir dönemin en afili mekanlarından Çardak’ta dönemin ayrılmaz üçlüsü; Ali Arabacı, Yahya Şimşek ve Ertuğrul Yalçınbayır eşleriyle birlikte yemekteler.
Ortak avukatlık büroları var. Ali Arabacı hukuk, Yahya Şimşek ceza, Ertuğrul Yalçınbayır da ticari ve idari davalara bakıyor. Hukukun guguk olmadığı dönemler. Patronları yok. İdealistçe çalışıyorlar. Örgüt davalarına giriyorlar mesela… Çok sıkı, kavgasız gürültüsüz bir iş arkadaşlıkları var. On üç yıl birlikte çalışıp, sonrasında teker teker siyasete girip ayrılacaklar birbirlerinden.
Şu noktaya bir kez daha dikkat çekmekte yarar var: Bir zamanların efsanevi bürosu, iki baro başkanı, üç milletvekili ve bir bakan yetiştirecek Türk siyasetine…
BARO BAŞKANLIĞI EN ONURLU GÖREV!
96 ve 98 olmak üzere iki dönem üst üste Baro Başkanlığı yapmış olan Ali Arabacı, bu görevi bütün hayatının en şerefli işi olarak görüyor. Çoğu yerde milletvekilliği yapmış olduğunu söylemeye bile gerek duymayan Arabacı, Baro Başkanlığı ile her zaman övünmüş. Çünkü, Bursa Barosu, İstanbul’dan sonra Türkiye’de en köklü geçmişe sahip kurum. Bütün tarihinde her zaman saygınlığını, çizgisini korumuş. Dolayısıyla Baro Başkanı olmanın kriterleri çok yüksek. Ayrıca, Ali Arabacı, o dönemi için “çok önemli işler yaptım. Bu konuda tevazu gösteremeyeceğim” diyecek kadar iddialı. Sözkonusu iyi işlerden soyla boyutu olan bir tanesi de Marmara Bölgesi Barolarıyla birlikte yaptıkları “Yaşananlar Boşuna Değil” adlı etkinlikler zinciri.
POLİTİKADA UYUMLU OLAN KAZANIR
Türkiye’de siyasete tabandan girip yıllarca, delegelerle, partililerle, genel başkanlarla uğraşarak; kahvelerde, lokantalarda, otel lobilerinde geceli gündüzlü verilen yüksek ve ağır mücadeleler ve harcanan çok büyük paralarla meclise girebilme temayülü, DSP’liler için geçerli değil. Onlar bir nevi profesyonel. Bir şirketten diğerine transfer olur gibi, o kadar temiz ve sancısız giriyorlar siyasete. Bu durum Ali Arabacı için de geçerli.
Kan, ter ve gözyaşı akıtmadan, ailenin teklifi üzerine, son gün son dakika ve te8reddütler içersinde bir özgeçmiş, dilekçe ve 500 milyonluk aidatla Meclise girmiş. En büyük hayal kırıklığını parti içi demokrasinin sıfır olduğunu gördüğünde yaşamış.
İstisnaları ayırın, siyasette en tepeye yükselenler her zaman en ortalama ve uyumlu olanlardır diyor. Siyasetteki deneyimi sırasında Türkiye’nin beşinci sınıf insanlar tarafından yönetildiğini görmüş. Her zaman patronsuz çalışmış olmanın verdiği özgürlük duygusuyla, genel eğilime muhalefet etmiş. Kendi sözünü söylemek istemiş ve söylemiş. Sonuç: Öfke ve dışlanma!
“Türkiye’de siyaset, sermaye ve medyanın desteğiyle ayakta duruyor ve iş yapıyor. Milletvekilleri memur gibi bağımlılık duygusuyla hareket ediyorlar. Türkiye’yi genel başkanları tarafından yönetilen insanlar yönetiyor. Adalet Komisyonu’nda görev aldı4ğmıda önüme gelen meselelerde doğru bildiklerimde ısrarcı oldum. Bu yüzden muhalif rahatlığıyla söylerim: Ankara’ya aynı kişilikte gittim ve döndüm. Kazancım, Türkiye’yi çok daha iyi tanımak oldu. Siyasette çıkış yolu, siyasi partiler yasasının değişmesiyle bulunacaktır.”
BİR ZAMANLAR SİYASET
Siyaseti, topluma bir şeyler verebilmek için en uygun mecra olarak gördüğünü söyleyen Ali Arabacı bir dönemki Genel Başkanı’nı da daha yakından tanıdıkça, onun dillere destan meşhur insan sevgisinin çok soyut ve yüzeysel olduğunu görmüş. Genel Başkan yardımcısı hanımefendi için tespiti ise şöyle: “Benim gördüğüm kadarıyla iyi bir ev hanımı gibi duruyordu!”
Son dakika milletvekili adayı yukarıda Bursa mitinginde, diğer fotoğraftaysa, dönemin ağır toplarıyla tavla partisinde görülüyor. Sağ baştaki, Hikmet Uluğbay: Türk Siyaseti’nin hakiki istisnası, bir başka deyimle Japon’u! Kimilerine göre zayıf hayalperest, kimilerine göreyse kırk yılda bir siyasetimizin içine düşen onurlu bir gül!
SOLİST: ALİ ARABACI!
Ali Arabacı’nın yakın çevresince bilinen bir özelliği, sesinin güzel olması ve Türk Müziği’ne olan ilgisi. Bursa’daki musiki cemiyetinin bir zamanlar en devamlı üyelerindenmiş. Koro çalışmalarının yanı sıra konserlerde solist olarak da görev yapan Arabacı, böyle bir konserde solosunu yaparken görülüyor. Türk Müziği’ne en yabancı enstrümanlardan biri olan akerdeonun sahnedeki varlığı fotoğrafın ilginç unsurlarından. Mekan, eğitim araçları salonu.

 



Yazar : Yüksel BAYSAL Tarih : 03/2006

   

En Son Yazılar
“İNEGÖL’Ü MOBİLYA MARKALARININ ŞEHRİ YAPACAĞIZ” 06/2007
CUMHURİYETİN KAZANIMLARININ KAYBEDİLMESİNDEN KAYGILIYIM” 04/2007
OBJEKTİFLERİN ARASINDAN BURSA 04/2007
PLATO KADERİNE TERK EDİLDİ 04/2007
“KRAMPONLA YALIN AYAĞIN YARIŞTIĞI NERDE GÖRÜLMÜŞTÜR?” 04/2007
BURSA’DA BİR YILDA ON MİLYONU AŞKIN HASTA 02/2007
CARGİLL SORUN OLMAYA DEVAM EDİYOR 02/2007
27 MAYIS İHTİLALİ VE BİR TARİHİ ÇINAR: RECEP KIRIM 06/2006
OSMANGAZİ BELEDİYE BAŞKANI RECEP ALTEPE 06/2006
CARGİLL BURSA’YA İHANETTİR!... 06/2006
TURHAN TAYAN’DAN AKP’YE ELEŞTİRİ OKLARI 03/2006
ŞAİR NAZIM HİKMET GEÇTİ 03/2006
MEHMET ALİ İNAN OKUMAYI IŞIKLI BİR YOLDA YÜRÜMEYE BENZETİYOR 03/2006
DOKUMACI NAZIM HİKMET 03/2006
BURSA’NIN SOYADI SU, RENGİ YEŞİL BEYAZ 03/2006
“POLİTİKADA EN UYUMLU OLAN EN TEPEYE TIRMANIR!” 03/2006
RAİF KAPLANOĞLU, YILLARDIR KAYBOLAN ZAMANIN PEŞİNDE… 01/2006
Niyazi Menteş’i kaybettik. 01/2006
70’Lİ YILLARDAN 2000’LERE BİR SİYASET YOLCUSU… 01/2006
“ÜZÜM İDİLER ŞARAP OLDULAR” 01/2006
“HEY BURSALI BURSALI BELİ İPEK KORSALI” 01/2006
BALKANLAR VE GÖÇ 01/2006
HAYATİ KORKMAZ’IN NEVİ ŞAHSINA ÖZEL SİYASET YOLCULUĞU 11/2005
HAKAN KÖKSAL “YAZDIĞI YERDEN PARA KAZANIYOR!” 11/2005
“BAT-ÇIK’LARA TAKILDIK KALDIK” 11/2005
DEĞERLİ AĞABEYİM 11/2005
BURSA’NIN BANGLADEŞLİLERİ 11/2005
ŞEFFAF MUTFAK DÖNEMİN BAŞLADI TEMİZLİĞİN YENİ ADI: 11/2005
GÜMÜŞHANE 09/2005
SULAR ŞEHRİ BURSA 09/2005
PROF. MUSTAFA DURAK 09/2005
KARA’NIN VERDİĞİ BEYAZ DERS 09/2005
HÜZÜNLER KENTİ 09/2005
NİLÜFER DERESİ, GÖKSU GİBİ OLACAK 09/2005
BENER ÖZCAN İKİNCİ HAYATINI BİR GEZGİN OLARAK YAŞIYOR 09/2005
BURSA KÜLTÜR YOLU CANLANDIRMA PROJESİ 07/2005
DOĞUNUN VE BATININ BİLGELERİ 07/2005
OKUR YAZAR BİR YOLCU 07/2005
HATIRLA SEVGİLİ AK PARTİ 06/2007
CELAL BAYAR VE BURSA 06/2007
MİLLİYETÇİLİK KİMİN İDEOLOJİSİDİR? 04/2007
TABULAR RAFA, DEMOKRASİ MEYDANA 04/2007
CUMHURBAŞKANI KİM OLMALI? 04/2007
BURSA’DA BİR YILDA ON MİLYONU AŞKIN HASTA 02/2007
YASALAR MI DEĞİŞMELİ KAFALAR MI? 02/2007
FARUK ÇELİK RÖPORTAJI 02/2007
RECEP ALTEPE RÖPORTAJI 06/2006
LAİKLİK ÇATIŞMA ARACI OLDU 06/2006
BURSA’DAN NAZIM GEÇTİ Mİ? 03/2006
GELECEĞİMİZİN TEMİNATI ÇOCUKLAR 03/2006
SEVİLEN VE BUDANAN ADAM TURHAN TAYAN 01/2006
BURSA’DA DOĞALGAZ REZALETİ 01/2006
ANKARA’YA YOLU DÜŞENLERE ÇAĞRI 11/2005
BURSA’DA İPEK, HEREKE’DE HALI 01/2006
UNUTULAN BURSA’DAN İZLENİMLER 11/2005
MEDENİYET PROJESİ AVRUPA BİRLİĞİ 11/2005
KARADENİZ’İN ÖZ EVLADI 09/2005
MEYDANSIZ ŞEHİR, HEYKELSİZ MEYDAN OLMAZ 09/2005
İSLAMCILAR SAHİDEN DEĞİŞTİ Mİ? 09/2005
KİMLERİN EİNSTEİN’I VAR? 07/2005
TAHTAKALE’YE GÜZELLEME 07/2005
“ORDA BİR KÖY VAR UZAKTA!” 07/2005
MİNİKLERİN GÖZÜNDE DÜNYA 07/2005
DÖNEMİN İÇİŞLERİ BAKANI MEHMET GAZİOĞLU SİVAS’I UNUTAMIYOR: 07/2005
KENT MEYDANINA KAVUŞUYOR… 07/2005
İLK KURTARILACAK, DOĞAL ALANLAR 07/2005
DEMOKRAT BAKIŞ’A İNCE BİR BAKIŞ 07/2005
FUAT SAKA RÖPORTAJI 07/2005
ERDEM SAKER 07/2005
ONLAR BİZİ İSTİYORDU! 06/2005
AYDINLANMA VE DİN 06/2005
1.LEYLEK ŞENLİĞİ KUTLANDI! 06/2005
TAŞIN IZDIRABI 06/2005
MUSTAFA KARA 06/2005
MUTFAKTAN MİTİNGE… 06/2005
KİM BU DEDE? 06/2005
BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI HİKMET ŞAHİN : 06/2005
DOĞUNUN VE BATININ BİLGELERİ 06/2005
“BU MEMLEKET BİZİM… BİZİM DOSTLAR BİZİM” 06/2005
BKSTV GENEL SEKRETERİ AKİF KOÇYİĞİT: 06/2005
44. BURSA FESTİVALİ 06/2005
ŞEHRİN İÇİNDEN İMPARATORLUK GEÇTİ 05/2005
METAL FIRTINA’DA YANITLANMAYAN SORULAR? 05/2005
KEMAL EKİNCİ 05/2005
KARŞINIZDA BURSA ODA ORKESTRASI! 05/2005
İÇ BAHARINIZ DAİM OLSUN 05/2005
BURSA’DA YAŞAYAN BİR İLİŞKİ AVCISI : HAKAN AKDOĞAN 05/2005
10 DAKİKA ARA!!! 05/2005
Mehmet Gedik Röportajı 06/2005
Ertuğrul YALÇINBAYIR Röportajı 05/29/2012
YERYÜZÜNÜN LANETLENMİŞ HALKI YAHUDİLER 05/29/2012
DEMOKRAT DEVLET 05/29/2012